“Yalnız her halde, bu memleket evlâdından birinin ortaya atılması zaruri olmuştur.”
Hakkında
Şapka
Adımızdaki “â” bir süs değil, bir işarettir. Türk Dil Kurumu ona düzeltme işareti der; çoğumuz şapka deriz.
1928: önce harf, sonra işaret. Dil Encümeni’nin 1 Ağustos 1928’de Mustafa Kemal’e sunduğu Elifba Raporu, önerdiği alfabeye "aksan sirkonfleksli â, î ve û"yu koymuştu [1]. 1 Kasım 1928’de kabul edilen 1353 sayılı Kanun’un cetvelinde 29 harf var; şapka aralarında yok [2]. Aynı yıl basılan İmlâ Lügati onu bir işaret olarak kullandı. Gerekçesi önsözde yazılı: "iltibasları defetmek", yani karışıklığı önlemek [3].
Ne işe yarar. Arap harfli yazıda Arapça ve Farsça sözcüklerin ince ünsüzü ve uzun ünlüsü harfin kendisinden anlaşılıyordu. Latin harfleri bu bilgiyi taşımadı; şapka o boşluğu kapatmak için kondu [3]. Türk Dil Kurumu’nun bugünkü kuralına göre üç yerde kullanılır: yazılışı aynı, anlamı ayrı sözcükleri ayırmak için (hala ve hâlâ, adet ve âdet); k, g ve l’nin ince okunduğunu göstermek için (kâğıt, dükkân, Lâle); nispet ekini ayırmak için (askeri ve askerî) [4].
Atatürk’ün metinlerinde. Gençliğe Hitabe’nin 1934 yeni harfli metninde "Türk istiklâlini" şapkalıdır; aynı sayfada "yegâne" ve "imkân" da [5]. Atatürk’ün 1937’de basılan Geometri kitabında, cisim örnekleri arasında "kâğıt" yazar [6].
Nasıl seyrekleşti. Tek bir kararla olmadı. 1941 İmlâ Kılavuzu, benimsenmemiş yabancı sözcükleri tam yazmamayı, dilden çıkmalarını kolaylaştırdığı için daha iyi bulduğunu yazdı; aynı kılavuz ince k, g ve l’den sonra şapkayı korudu [7]. 1977 kılavuzu nispet î kuralını çıkardı [8]. 1985 kılavuzu şapkanın kullanımını genişletti ve dilde sadeleşme yanlılarınca "eskiye dönüş" diye görüldü [9]. 2005 Yazım Kılavuzu’nda l’den sonraki şapka yalnız kişi ve yer adlarında kaldı, Batı kökenli sözcüklerde kalktı: plân, plan oldu [9]. Türkçe Q ve F klavyede â’nın kendi tuşu yoktur, iki vuruşla yazılır [10].
Bugün. Türk Dil Kurumu’nun cevabı tek cümle: "Düzeltme işareti hiçbir zaman kaldırılmamıştır." [11] Ama sözlük "lale"yi şapkasız yazıp yanına "l ince okunur" notunu düşüyor [12]. Şapkanın tek işaretle yaptığı işi bugün bir açıklama yapıyor.
Şapkanı tak. Şapkayı geri getirmek için yeni bir kural gerekmiyor; kural yerinde duruyor. Gereken, yazarken onu hatırlamak. Türkçe klavyeli Windows’ta Shift ile 3’e birlikte basın, bırakın, sonra A’ya basın: â. Telefonda a harfine basılı tutun ve â’yı seçin.
Kaynaklar
- Koca, M. (2021). "Harf Devrimine Giden Yolda Bir Kilometre Taşı: Elifba Raporu (Transkript Metin)". ODÜ Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 11(2), s. 731.
- Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, no. 1353, 1.11.1928. mevzuat.gov.tr.
- Dil Encümeni (1928). İmlâ Lügati. İstanbul: Devlet Matbaası, s. XI-XII. archive.org.
- Türk Dil Kurumu, "Düzeltme İşareti", Yazım Kuralları (yayım 5.2.2019, güncelleme 16.7.2021). tdk.gov.tr.
- Nutuk - Söylev, Türk Tarih Kurumu baskısı, c. 2, s. 1196 (1934 yeni harfli baskıya dayanan metin).
- [Atatürk, M. K.] (1937). Geometri. İstanbul: Devlet Basımevi, "Başlangıç tarifler", madde 1. archive.org.
- Türk Dil Kurumu (1941). İmlâ Kılavuzu. İstanbul: Cumhuriyet Basımevi, önsöz s. VI ve s. XIII-XV. archive.org.
- Narinç-Demir, F. ve Günaydın, Y. (2025). "İmla/Yazım Kılavuzlarındaki Baskı Değişikliklerine İlişkin Öğretmen Görüşleri". Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 23(1), s. 561.
- Yılmaz, K. (2023). "İstiklal Marşı’nı Nasıl Yazmalı?". Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 11, s. 1025-1028; Öncül, V. ve Gönen Kayacan, S. (2023). "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Düzeltme İşareti". Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 42(1), s. 471-472.
- kbdlayout.info, "Turkish Q" ve "Turkish F" klavye düzenleri.
- Türk Dil Kurumu, "Düzeltme işareti (^) kaldırıldı mı?", Sıkça Sorulan Sorular, 21.5.2019. tdk.gov.tr.
- Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük, "lale" maddesi. sozluk.gov.tr.
Kim yazıyor
Kirada oturan, tasarımcı olarak para kazanan, hayattan keyif almak için sanat yapan biriyim. Ama modern dünyadaki çoğu genç insan gibi gününün iki buçuk saatini sosyal medyaya heba eden, kirayı çıkarabilecek miyim derdini yaşayan, bir bira daha içmek istediğinde ay sonu hesabı yapıp vazgeçen, yani aslında senin gibi biriyim.
Faturalarımı düşünüyorum. Kedimi veterinere elim titreyerek götürüyorum; mamasının kalitesini kısıp tasarruf ederken kendimden utanıyorum. Annem emekli bir kadın; aklım sürekli onda, nasıl geçiniyor, nasıl destek olurum diye. Ben, her emeklinin zorlandığı bu düzende onlardan birinin oğluyum.
Ben okulda psikolojik şiddete maruz kalan yeğenlerimin dayısıyım. Ben “okuyup orospu mu olacaksın” diye okutulmayan ablalarımın okumuş erkek kardeşiyim. Ben aile içi şiddete maruz kalmış, kadına şiddetin vahşetini görmüş biriyim. Doğru tedavi edilmediği için intihar eden halamın ürkek yeğeniyim; rehabilite edilseydi bunların olmayacağını biliyorum.
Ben, 45 yaşında metal fabrikasında, ağır sanayide çalışırken can güvenliği için alınmayan önlemler yüzünden gözünün altı çöken, ciğerleri mahvolan ülkücü abimin kardeşiyim. Gazetecilik bölümünü geçen sene bitirip heyecanla çıktığı bu yolda bir yıl içinde mesleğinden vazgeçen yeni mezun kız kardeşimin abisiyim. Ben, her tür meslekte çalışan, hakları yenen, geleceğine inanmayan, sevdiği işi yapamayan, liyakatsiz müdürler altında ezilen pırıl pırıl mavi ve beyaz yakalı arkadaşlarımın arkadaşı, kankası Uğur’um.
18 yaşımdan beri küpe takarım, dövmelerim var, rock severim; caz ve hicaz makamı kulağıma geldiğinde sevinirim. Düğünler güzeldir ama Erik Dalı düğünler dışında başka yerde çalınmamalı diye düşünen biriyim. Saçları turuncu, küpeli, dövmeli olduğu için farklı görünen turist Uğur değilim; ben Sivaslı Uğur’um! Esenler’de, Bağcılar’da büyüdüm, Karabayır’da yaşadım; Kadıköy’de de Mecidiyeköy’de de yaşadım, Taksim’de yıllarımı geçirdim.
Gezi’de gözaltına alındım. Yetmedi, Boğaziçi eylemlerinde de gözaltına alındım; oradaki haksızlığın ne olduğunu biliyordum, lisans mezunu biri olarak o koltuğun önemini biliyordum.
Atatürk’e çocukluğumdan beri hayranım. Çocukken yalnız hayrandım; büyüdükçe onun ne kadar kıymetli ve akıllı olduğunu gördüm. İnsan olmayı öğrenip acı çekmeye başladıkça, o gündelik acıların içinde hayatıma yön verirken ne kadar zorlandığımı gördükçe, onun kendi mücadelesinde ne kadar çok fedakârlık yaptığını daha iyi anlayan biriyim.
Cumhuriyete, bu güzel ülkeye ve bu güzel ülkenin kendine has insanına âşığım. Kedime âşığım. Çiçeklere, çam ormanındaki bir nefese âşığım. Girdiğim köyden beni kabul edip hayır dualarıyla çıkaran o güzel insanlara âşığım. Akdeniz’den gelen havaya, Ege’den gelen lodosa, tahtalara âşığım. Binlerce yıl önce at üstünde koşan atalarıma da âşığım. Göğe, güneşe âşığım.
Ben sizlerden biriyim. Bu ülkede yaşamının 16 yılını eğitime vermiş, 34 yaşında yüksek lisansa başlamış ve hâlâ kendinden veren, hayat boyu öğrenci Uğur’um.
Ben Sade Vatandaş Uğur.
Şapkalı “â” Haber’i Sade Vatandaş Uğur yazar. Sade Vatandaş Uğur bir mahlastır; sitenin sahibi ve yazarı Uğur Karataş’tır. Radyo, Televizyon ve Sinema mezunudur; on yıldır video, kurgu ve içerik üretiyor.
Bu bir kurumun değil, bir kişinin yayınıdır. Haber yazma hakkını bir statüden değil, Anayasa’nın 26. maddesinin herkese tanıdığı düşünceyi açıklama ve yayma hakkından alır. Her yazının sonundaki "Ben Sade Vatandaş Uğur." imzası bu sayfaya bağlanır. Yazar, yazdığı bir konuda taraf olduğunda, örneğin kendi açtığı bir davada, bunu haberin başında yazar.
“Ben hayatta kalmak için tasarım yapan, zihnen uyanık ve canlı kalmak için de sanat yapan bir insanım. Bu sistemin içinde ‘ticaret yapamaz’ demek kolay. Ben bir gazeteci değilim; bilgi yayma hakkından faydalanan sade bir vatandaşım.”
Sade Vatandaş Uğur
Bu yüzden Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin iki hükmünden açıkça ayrılırız: Yayın İlkeleri.
Yazdıklarının hepsi yazar sayfasında.
Nasıl çalışıyoruz
Kaynak. Kaynaksız olgu yazmayız. Her olgu, haberin sonundaki kaynak listesine bağlanır ve "Belgeli", "Beyana dayalı" ya da "İddia" etiketlerinden birini taşır. Kişiye dokunan bir bilgiyi iki bağımsız kaynakla yazar, yayından önce ilgili kişiye ya da kuruma soru göndeririz. Ayrıntı: Yayın İlkeleri.
Düzeltme. Hatalarımızı açıkça düzeltiriz. Ne değiştiği, neden değiştiği ve ne zaman değiştiği haberin altındaki kayıtta ve Düzeltmeler sayfasında durur; haberin ilk yayın tarihi hiç değişmez. Hakkınızda bir haberimize cevap vermek isterseniz bize e-postayla tekzip başvurusu yapabilirsiniz (İletişim).
Yapay zekâ desteği. Bu yayını Anthropic’in Claude modelinin desteğiyle hazırlarız: kaynak aramak, kaynakları karşılaştırmak ve taslak yazmak için. Yapay zekâ kaynak değildir ve yayın kararı vermez; her haberi Sade Vatandaş Uğur okur ve onaylar. Her yazının sonunda bu destek açıkça yazar. Ayrıntı: Yayın İlkeleri.
Yapmadıklarımız
- Reklâm, sponsorlu içerik ve bağış yok; bu yayından gelir elde etmeyiz.
- Okurları izleyen çerez, reklâm pikseli ya da üçüncü taraf takip kodu yok. Ayrıntı: Çerez Politikası.
- Yorum yazısı yayımlamayız. Haberde değer yargısı, yalnız tırnak içinde ve sahibinin adıyla geçer.
- Okuru bir eyleme, bir oya ya da bir tepkiye çağırmayız.
- Haberlerde yapay zekâyla üretilmiş fotoğraf, ses ya da video kullanmayız.
- Haber kaynaklarından hediye, gezi ya da ağırlama kabul etmeyiz.